İcra ve İflas Hukuku

İcra ve İflas Hukuku, borçlarını zamanında ve eksiksiz şekilde ödemeyen borçlu kişi veya şirketlere karşı, alacaklıların kanun marifetiyle alacaklarını tahsil etmesini sağlayan hukuk dalıdır.

Alacaklının alacağını tahsil etmek amacıyla icra ve iflas müdürlüklerine başvurması ile borçlu aleyhine icra takibi başlatılır. Kendisine ödeme emri tebliğ edilen borçlu yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz etmez ise takip kesinleşir. Alacaklı, kesinleşen takip uyarınca borçlunun hesaplarına haciz koyarak ya da taşınır/taşınmaz mallarını sattırarak alacağını tahsil eder. Borcun tamamının ödenmesi ile borçlu aleyhine başlatılan icra takibi amacına ulaşır ve dosya kapatılır.

İcra ve İflas Hukukunun Özellikleri

İcra ve iflas hukuku açısından mevcut bir icra takibinde, borçlunun karşısında bir veya birden çok alacaklı bulunabilir. Yine alacaklı karşısında da birden fazla borçlu bulunabilir. Takip hukukunda alacaklılar ve borçlular şahıs olabileceği gibi şirket de olabilirler.

Uygulamada en çok başlatılan icra takibi çeşitleri ilamsız icra, ilamlı icra, rehnin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi, kira alacaklarına ve tahliyeye ilişkin tahliye talepli icra takibi ve kambiyo senetlerine özgü (çek – senet) icra takibidir.

İcra ve İflas Hukuku alanında Erkuş Hukuk & Danışmanlık bünyesinde verilen başlıca avukatlık hizmetleri arasında,

İcra ve İflas Hukukunda Tebligat Nasıl Olmalıdır?

İcra takibinin kesinleşmesi ve icra işlemlerine başlanabilmesi için icra müdürlüğü tarafından düzenlenen ödeme emrinin borçlu/borçlulara usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi zorunludur. İcra işlerinde tebligat, Tebligat Kanunu hükümleri doğrultusunda yapılmaktadır. İcra müdürlüğünce veya mahkemelerce düzenlenen tebligatlar yalnızca PTT vasıtası ile ilgililere tebliğ edilmektedir. “Bu bağlamda vatandaşların dikkat etmesi gereken husus yasal tebligatların yalnızca PTT ile yapıldığıdır.  PTT memuru dışında başkaca bir şahsın veya posta şirketinin getirdiği tebligatlar kanuna uygun olmayan geçersiz tebligatlardır.”

İcra ve iflas kanunu, adreste tebligat esasını kabul etmiştir. Tebligat yapılacak kimsenin adresinde bulunamaması durumunda tebligat, kendisiyle beraber oturan aile fertlerinden birisine veyahut bağlı bulunduğu muhtarlığa bırakılmak suretiyle yapılmaktadır. Kapıya yapıştırılan PTT notuna dikkat etmeyen veya muhtarlığa yapılan tebligattan haberi olmayan borçlu vatandaş hakkında bir icra takibi başlatıldığını çoğu zaman mallarına haciz konduğunda öğrenmektedir. Bu mağduriyetin önüne geçmek adına postaların düzenli şekilde takip edilmesi ve en önemlisi E-DEVLET üzerinden belirli aralıklarla sorgulama yapılması önem arz etmektedir.

İcra ve İflas Hukukunda Ödeme Emrine İtiraz

Hukukun diğer dallarındaki süreler gibi icra ve iflas hukukundaki başvuru/itiraz süreleri de kanunla düzenlenmiştir ve emredici hüküm niteliğindedir. Günlük hayatta en çok karşılaşılan örneğini ise ödeme emrine itirazlar da görmekteyiz.

Ödeme emrine itiraz süresi kambiyo senetlerine özgü takipler haricinde 7 gündür. Bu süre kanunla belirlenmiş kesin bir süredir. Tebligatı tebliğ aldığınız tarihten itibaren yedi gün sayılmak suretiyle itiraz için son gün hesap edilir. Yedinci günün haftasonuna veya resmi tatil günlerinden birine denk gelmesi halinde son gün tatil bitiminden sonraki ilk iş günü olur.

Çek ve senet gibi kambiyo senedi vasfındaki kıymetli evrakların takibinde ise itiraz süresi 5 gündür. Yukarıda belirtildiği üzere yine beşinci günün haftasonu tatili veya resmi tatile denk gelmesi halinde itiraz süresi tatil bitimindeki ilk iş gününe kadar uzamış sayılır. Unutulmamalıdır ki adli tatil icra takiplerindeki süreleri etkilememektedir.

Gelen tebligattan haberdar olmayan veya kesin süreyi kusuru olmaksızın kaçıran vatandaş için artık itiraz yolu kapalıdır. İtiraz süresini kaçıran vatandaşın icra ve iflas hukuku alanında uzman bir avukat desteği ile borçlu olmadığının tespitine ilişkin yasal süresi içinde dava açması gerekmektedir.

İcra takiplerine itiraz usulleri de takibin türüne göre değişmektedir. Kimi icra takiplerinde ilgili icra müdürlüğüne verilecek dilekçe ile itiraz yapılabilirken kimi takiplerde itiraz dilekçesini adliyede bulunan tevzilerden dava açmak suretiyle ilgili mahkemeye sunmak gerekmektedir. Hak kaybına uğramamak adına icra ve iflas dosyalarında hızlı hareket etmek büyük önem arz etmektedir.

“Hem alacaklı hem de borçlu için kanun pek çok kesin süre öngörmüştür. Bu süreler ve diğer usuli bilgilere ulaşmak ve sürecin en doğru şekilde takip edilmesini sağlamak amacıyla bir icra avukatına danışılması gerekmektedir.”

error: İçerik korunuyor !!