Tıp Hukuku

Tıp hukuku; gerek hastalar gerekse doktorlar ile hastane yönetimi açısından gün geçtikçe popülerliğini arttıran bir hukuk dalıdır. Sağlık alanındaki gelişmeler ve toplumun tıbbi müdahalelere ilişkin olgunlaşan bakış açısı, bu alanda daha fazla hukuki düzenleme yapılması ihtiyacını doğurmaktadır. Tüm bu gelişme ve değişime ek olarak, Türkiye’de son yıllarda çokça özel hastane ve üniversite hastanesi açıldığı da görülmektedir. Sayılan tüm bu unsurlar tıp alanındaki uygulamaların ve bu uygulamalardan doğan hukuki ihtilafların da artmasına sebep olmaktadır.

Tıp hukuku başlığı altında incelenen ana uyuşmazlık konuları; hekimin yanlış uygulamaları, hasta/hasta yakını ve hekimler arası cezai uyuşmazlıklar ve bunlara ek olarak hastane yönetimi ile alakalı idari uyuşmazlıklardır. Bu sorunlar arasında mahkemeler nezdinde en çok tartışılanı, malpraktis davalar yani doktor hatasından kaynaklanan uygulamalara ilişkin açılan davalardır.

Uygulamada her ne kadar ağırlıklı olarak hasta ve doktor arasında ihtilaf olduğu gözlemlense de bu tip davalarda çoğunlukla hastane yönetimi de davanın tarafları arasında yer almaktadır. Bu davaların görüldüğü mahkemeler, hastane ve doktorların hukuki statüsüne bağlı olarak değişmektedir. Talep sonucu ise maddi ve manevi zararın tazminine ilişkin olabildiği gibi sorumluların cezalandırılmasına yönelik de olabilir. Gerek teknik gerekse hukuki anlamda pek çok önemli usuli kurallara bağlı olan bu davalar ile ilgili işlem yapmadan önce alanında uzman bir avukata danışılması tavsiye edilir.

Tıp Hukuku Hangi Konularla İlgilenmektedir?

Tıp hukuku çerçevesinde meydana gelen zararlar sebebiyle maddi ve manevi tazminat davaları açılabildiği gibi, cezai sorumluluğun bulunduğu hallerde suç duyurusunda bulunarak ilgililerin cezalandırılmalarının sağlanması da söz konusu olmaktadır. Bu davalarda yalnızca mağdurlar değil, mağdur yakınları da uğramış oldukları maddi ve manevi zararın tazminini talep edebilirler.

Tıp hukuku alanında Erkuş Hukuk & Danışmanlık bünyesinde verilen başlıca avukatlık hizmetleri arasında,

Tıp Hukukunun Özellikleri

Tıp hukuku; önemi geç fark edilen ancak her geçen ortaya konan akademik çalışmalar ve bu doğrultudaki hukuki düzenlemeler ile gelişmekte olan bir alandır. Sağlık hukuku alanındaki bu gelişmelerin ve toplumdaki bilincin yeni yeni artmaya başlamış olması sebebiyle bu alanda yetişmiş deneyimli avukat sayısı da bir hayli azdır.

Tıp hukuku, diğer hukuk dallarından farklı olarak karma bir yapıya sahiptir. Somut olaydaki taraflar ve bu tarafların hukuki statüsüne göre yargılamada uygulanacak hukuk kuralları değişmektedir. Öncelikle bu davalardaki en temel ayrım davalı hekimin/hastanenin hukuki statüsünden kaynaklanır.

“Sağlık personeli veya hekimin özel bir sağlık kuruluşu bünyesinde çalışıyor olması davayı adli yargıya taşırken, devlet hastanesi veyahut üniversite hastanesi çalışanı olması davayı idari yargıya taşımaktadır.”

Bilindiği üzere adli yargı ve idari yargı Türk Hukukunun temel ayrımlarından ikisidir. Her iki yargı çeşidi kendi içinde özel kanunlar ve yargılama usulleri barındırır. Tüm bunlara ek olarak somut olayda cezai sorumluluğun bulunması halinde ise adli yargıda görülecek bir ceza davası söz konusu olacaktır ki ceza yargılaması da yukarıda sayılan iki temel başlıktan ayrı olarak kendine has hukuk kuralları içerir. Bu alandaki davaların dikkatle takip edilmesi ve sonuçlandırılması amacıyla iyi bir tıp hukuku avukatıyla çalışmak veya avukattan danışmanlık hizmeti almak son derece önemlidir.

error: İçerik korunuyor !!